araba dergisi'ni nasıl buluyorsunuz?  Bu web sitesini daha iyi bir hale getirmek için fikirlerinize ihtiyacımız var! Buraya tıklayarak görüÅŸlerinizi paylaÅŸabilirsiniz.

Audi TT Roadster 3.2 Quattro S Tronic
Audi TT Roadster
3.2 Quattro S Tronic
250 BG, 13 L/100km
İncele
Otomotiv sektörünün yol haritası değişiyor

Otomotiv sektörünün yol haritası değişiyor

Otomotivin geleceği, şehir planlaması ve araç kapasitesi nedeniyle mobil çözümler arayacak.

01.03.2011
www.arabadergisi.com - Avrupa ve Kuzey Amerika'da amaca özel üretilmiÅŸ araçlar ve Çin gibi yükselen pazarlarda güvenli ve düşük maliyetli araçlara yönelik artan tüketici talebi, global otomotiv üreticilerinin önemli ölçüde deÄŸiÅŸen manzaraya en iyi nasıl uyum saÄŸlanacağını deÄŸerlendirmelerine sebep olmakta. Bu yıl ilk kez Türk Otomotiv Sanayii’nin de temsilcilerinin katıldığı KPMG International’ın 12. yıllık global otomotiv anketinde, önde gelen otomotiv üst düzey yöneticilerine önümüzdeki beÅŸ yılda yeni zorluklarla nasıl mücadele edecekleri, yenilenen ve geliÅŸmekte olan deÄŸer zincirinde nasıl öncülük edecekleri soruldu.
Anketi deÄŸerlendiren KPMG Türkiye Otomotiv BaÅŸkanı Ergün Kış görüşlerini “Bu kamuoyu araÅŸtırması bir deÄŸiÅŸim habercisi. 2004 yılında, yakıt verimliliÄŸinin tüketicinin satın alma kriterlerinde daha üst sıralarda yer alabileceÄŸi öngörülmüştü. Oysa bugün, tüketicinin en çok önem verdiÄŸi husus yakıt verimliliÄŸi,” olarak aktardı
Otomotiv Endüstrisi için GeleceÄŸe Dönük Bir Yol Haritası OluÅŸturma, KPMG 2011 Global Otomotiv Üst Düzey Yönetici Anketi tüketici eÄŸitimleri ve teknolojik yenilikler; yeni iÅŸletme modelleri; büyüme ve karlılık için fırsatlar ve önümüzdeki beÅŸ ilâ 10 yıl içerisinde yükselen piyasalarda beklenen zorluklar ve fırsatlar hakkında 200'ün üzerindeki global otomobil üreticinin, tedarikçinin ve bayinin yaklaşımlarını sunmakta.
“Aslında iki boyutlu bir global pazardan bahsediyoruz,” diyor, Ergün Kış ve ekliyor, “ÇoÄŸu geliÅŸmiÅŸ ülke deÄŸiÅŸen mobilite davranışı problemiyle mücadele etmeye çalışırken, Asya'daki gelecek vaat eden bölgelerde mobilite konusunda daha da istekli nüfusa farklı araç türleri sunma noktasında bir ihtiyaç var. Otomobil üreticileri bu beklentilere cevap vermek için hızlı hareket etmek zorundadır." 
Tüketici EÄŸilimleri Amaca Uygun Araçlar Yönünde, 'Mobilite Çözümleri’
Nüfus artışı ve şehirleşme tüm otomotiv sektörü manzarasında önemli bir değişimi tetiklemekte. Düşük emisyon bölgesindeki artış ve şehir merkezlerine erişimin sınırlandırılması -Masdar, Birleşik Arap Emirlikleri- sadece bir başlangıç olabilir.
Katılımcıların sadece yüzde dokuzu mobilite çözümlerinin stratejilerinin önemli bir kısmını temsil ettiğine inanırken, Daimler, Peugeot, BMW ve diğer otomotiv üreticileri bu alanda yatırımlarına çoktan başlamış durumda.
Bu yükselen trendler katılımcılar arasındaki baskın görüşü de sembolize ediyor... Katılımcıların yüzde 73’ü araçların özel amaçlara göre tasarlanacağına inanmakta ve yüzde 76'sı araç tasarımının ÅŸehir planlaması tarafından belirleneceÄŸini söylemekte. Bu kapsamda Türk Otomotiv Endüstrisi’nin en önemli isimlerinden olan ve araÅŸtırmaya Türkiye’den katılan Karsan Otomotiv Murahhas Azası Jan Nahum, bu raporda geleceÄŸin New York Taksi projesini otomotiv dünyasıyla paylaşıyor.
“Bu vizyoner yaklaşım sektördeki oyuncuları otomotiv deÄŸer zincirinde lider konuma taşıyacak bir rekabet aracıdır,” “Bu bakış açısını taşıyan ve mobilite sistemine sahip olanlar pazara sahip olabilirler,” ÅŸeklinde Ergün Kış görüşlerini ifade ediyor.
Mobilite hizmet çözümlerinin ortaya çıkması ile birlikte, bir araç satın alırken hala tartışmasız bir biçimde en büyük etken yakıt verimliliği. Katılımcıların yaklaşık yüzde 80'i hibrid ve elektrikli araçların önümüzdeki beş yılda herhangi bir araç kategorisindeki büyümede aslan payına sahip olacağını düşünmekte. Ancak, çoğu katılımcı devlet makamlarının rolünün sürekli olmasını bekliyor; çünkü kısa vadede elektrikli araçların sübvanse edilmedikçe makul fiyatlarla satın alınamayacağına inanmakta.
DeÄŸer Zincirinde Yeni Teknolojiler ve DeÄŸiÅŸen Sorumluluklar
Katılımcıların çoğu elektrikli araçların önümüzdeki beş yılda geniş kitlelerce satın alınabilir düzeyde olmayacağını söylerken, bu kategorideki tüm mevcut alternatif yakıt teknolojilerindeki yatırımlar önemli. Katılımcıların neredeyse yüzde 90'ı önümüzdeki beş yılda hibrit sistemler, akü elektrik gücü veya hidrojen yakıt hücresi teknolojisine yatırım yapmayı planlamakta.
Alternatif yakıt ve güç aktarım mekanizmalarına yönelik ilgi, güvenlik üzerinde daha kesin bir odaklanma saÄŸlayacak. Ergün Kış konuyla ilgili görüşlerine şöyle devam ediyor: “Çok sayıda araca yeni teknolojiyle güç verildikçe, yanıcı aküler ve diÄŸer tehlike olasılıkları artmakta ve hem tedarikçilere hem de OEM'lere güvenlikle ilgili hayati bir rekabet avantajı elde etme yoluyla lider olma olanağı vermekte."
Alternatif yakıt ve güç aktarım teknolojilerindeki yeniliklerde, büyük oyuncuların yüzde 68'i, sermayeyi önemseyip tek başına gitmek yerine stratejik ortaklıklara veya ortak girişimlere girmeyi tercih etmekte. Bu görünüm çoğunlukla EMEA ve Amerika bölgesindeki global oyuncular arasında paylaşılmakta. Asya Pasifik bölgesindeki şirketler daha çok bu yatırımları fonlamak için kredileri teminat altına alma eğiliminde.
Ankete katılanların yarısı, stratejik ortaklık ve böylece hızlı teknolojik yeniliklerin sağlanmasıyla, sektörün OEM'ler, tedarikçiler, sektöre yeni girenler ve niş oyuncular arasında yeni dinamik bir biçim alan bir değer zincir gelişimi göreceğine inanmaktadır.
Genel karlılık açısından, çoğu katılımcı OEM'lerin önümüzdeki beş yılda en çok kar edecek kurumlar olacağına inanmakta. "Her ne kadar katılımcılar, finansal hizmetleri en karlı otomotiv segmenti içerisinde görmeseler de, özellikle sektörün nispeten az gelişmiş olduğu pazarlarda olağanüstü bir potansiyel sunmakta." diye sözlerine devam ediyor Kış.
Kapasite fazlalığı bir sorun, fakat diğer pazarlara ihracat gibi bir çözümü var Otomotiv üreticileri sektörün geleceğini biçimlendirecek karşı konulamaz değişimlerle boğuşurken, kapasite fazlalığı hem gelişmiş hem de gelişmekte olan pazarlar için öncelikli sorun olmaya devam ediyor.
Katılımcıların üçte ikisi ABD'de üretim yoğunluğu olduğuna inanmakta; ABD'yi bu noktada Japonya ve Almanya izliyor. İlginçtir ki, Çin ve Hindistan'ın dikkate değer kapasite fazlalığına ulaşması ancak beş yıl içerisinde mümkün olacak.
“Çin'deki kapasite fazlalığı önemli bir durum, fakat tesislerimize yatırım yapmazsak, satış fırsatlarını kaçıracağız.” Konu hakkında görüşlerini ifade eden Volkswagen Çin'in Yönetim Müdürü Bernd Pichler. “Bu riske deÄŸer bir durumdur,” diyor.
Yorum yapın
Yorumlar
İçeriğe yapılmış yorum bulunmuyor...
İlk yorumu siz yapın!
ad tv