| HP - PS - BG (DIN - SAE) |
Bütün bu kısaltmalar aslında
aynı şeyi temsil ediyor, yani beygir gücünü. HP, İngilizce'deki Horse Power'ın
kısaltması (BHP de kullanılıyor), PS, Almanca'daki Pferde Starke'nin kısaltması ve
BG de Türkçe'deki Beygir Gücü'nün kısaltması. Türkçe bir metinde BG olarak
gösterilmemesi okura metni hazırlayanların Türkçe bilmediğini ya da bazı terimlerin
Türkçesini aramaya üşendiğini gösterir. Beygir gücü Avrupa ülkelerinde daha DIN
(Alman Standardı) normuna göre veriliyor. İngiliz BHP ile Alman DIN normuna göre PS
(beygir gücü) arasında "1bhp = 1,013872 hp DIN" olarak belirtebileceğimiz
bir farklılık bulunuyor. Amerika'da ise SAE normu kullanılıyor. SAE normu motor
dinamo, hava filtresi vb. olmadan doğrudan dinamoya bağlandığında elde edilen
güçtür. DIN normuna göre ölçülmüş beygir gücü daha düşük çıkar. Örneğin
yaklaşık 100 beygir/SAE olarak belirtilen aracın gücü 90 beygir/DIN civarındadır.
Türkiye'de bir ara bazı şirketler motor güçlerini SAE olarak
belirtiyordu. Bunun tüketiciyi yanıltıcı bir davranış olduğunu düşünüyoruz. Tüketicinin farklı marka araçları karşılaştırabilmesi için
verilen değerlerin aynı standarda göre olması gerekir. Beygir gücüyle ilgili
standartların ülkeden ülkeye farklılık göstermesi nedeniyle metrik sistemin
kullanılması yaygınlaşmaya başladı ve AB ülkelerinde artık otomobillerin güçleri
Watt cinsinden veriliyor. Avrupa'da 1 metrik beygir gücü = 735.499 Watt olarak
kabul ediliyor. ABD ve İngiltere'deki 1 beygir gücü ise 746.6999 Watt olarak kabul
ediliyor. Buna göre Avrupa'da 100 kW olarak belirtilen bir
aracın gücü 136 BG'ye
karşılık geliyor. |
| PANİK FREN (ANİ FREN) |
Panik Fren deyimi, "Bir
aptal kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış" sözüne güzel bir
örnektir. Bu yanlış nitelemeyi birisi ortaya attı ve bir süre sonra diğerleri de
bunu benimsedi. Şimdi artık otomobil dergilerimizde bu deyimi sıkça görüyoruz. Ani
fren anlamında kullanılıyor. Ani fren demek varken buna ne gerek vardı ya da neden
böyle dendi, üzerinde düşünmek gerekir. Herhalde daha çarpıcı olduğu
düşünüldü. Doğrusu panik kelimesinin frenlemeyi nitelemekte kullanılması pek
doğru bir şey değil. Paniğe kapılmak demek ya gereksiz ya da yanlış yere korkuya
kapılmak demek. Burada anlatılmak istenen beklenmedik bir anda karşılaşılan durum
nedeniyle frene çok basmak. Ani fren sözü zaten bunu karşılıyor. Bu nedenle, panik
fren dendiğinde Türkçe'yi doğru konuşan ve doğru anlayan insanlar tarafından
gereksiz bir korkuya kapılarak frene basmak ya da yanlış bir şekilde frene basmak gibi
anlaşılabilir. Paniğe kapıldığında insan yanlış bir şey yapar, örneğin acemi
sürücüler karşısına bir şey çıktığında paniğe kapılarak fren yerine gaza
basabiliyor. Yani yapmaması gereken bir şeyi yapıyor. Arabadergisi.com'da böyle
uyduruk laflar görmeyeceksiniz. |
| FRENLEME (FRENAJ) |
Fren kelimesi diğer birçok
otomotiv terimi gibi Fransızca'dan Türkçe'ye geçmiş terimlerden biri. Türkçe'nin
kurallarına uygun olarak "Fren"den "Frenleme" kelimesi türetilmiş
ve yıllardan beri kullanılıyor. "Frenaj" lafını ortaya atan kişinin
Fransızca bilgisinin ne olduğu çok önemli değil ama Türkçe bilmediği ya da
Türkçe'yi özenli kullanmadığı kesin. Anlaşılan çevirmenin birinin aklına
frenleme gelmemiş o da "frenaj" demiş. |
| AKSELERASYON (HIZLANMA) |
Eskilerin ivmelenme dediği,
bugünkü dilde ise hızlanma olarak kullandığımız terimin yabancı dilden Türkçe'ye
uydurulmuş hali. Bir arabanın hızlanmasından söz ederken "akseleresi iyi"
gibi Türkçe'ye özen gösterenlere saç baş yoldurtan kullanımları (!) da vardır. |
| IMMOBILIZER (MOTOR
KİLİDİ) |
(Elektronik) Motor kilidi.
Anahtar çıkarıldıktan sonra motorun elektronik olarak kilitlenmesini sağlayan sistem.
Ancak aracın kendi anahtarı sokularak belli bir elektronik şifre gönderildikten sonra
motorun tekrar çalışmasına izin verir. İngilizcesi aynen çevrilirse
hareketsizleştirici demek. Yeni bir terim olduğu için Türkçesi henüz oturmadı.
Şifreli kontak anahtarı diyenler de var. |
| BAKIMSIZ AKÜ (BAKIM
GEREKTİRMEYEN AKÜ) |
İngilizce'deki
"maintenance-free" terimini dilimize "bakımsız" diye çevrilip koca
koca firmaların kataloglarına da böyle basılıyor. Bakımı olmayan, yani bakım
gerektirmeyen akü yerine "bakımsız akü" denildiğinde insan akünün üstü
başı dağınık ya da makyajsız mı diye düşünüyor. |
| DİNGİL MESAFESİ
(DİNGİL ARALIĞI, AÇIKLIĞI) (WHEELBASE) |
Ön tekerleklerin merkezi ile
arka tekerleklerin merkezi arasındaki uzaklık. Aynı dingildeki iki tekerleğin
merkezleri arasındaki uzaklık olan dingil genişliği ile karıştırılmamalıdır.
Dingil mesafesi ne kadar büyük olursa kabinde yolculara o kadar geniş alan kalır.
Ayrıca büyük dingil mesafesi aracın dengesini ve sürüş özelliklerini de olumlu
etkiler. |
| INTERCOOLER (ARA SOĞUTUCU) |
Ara soğutucu. Turbo motorlarda
havanın soğutulması için kullanılan ek soğutucu. Hava soğukken molekülleri daha
küçük olduğu için silindire verilen hava soğuk olduğunda silindirin içine daha
fazla hava (oksijen) sığabilir ve bu şekilde daha iyi yanma sağlanır ve daha fazla
güç elde edilir. |
| CRUISE CONTROL (HIZ
SABİTLEYİCİ) |
Araçları belli bir hızda tutan
ve sürücünün ayağını gazdan çekmesine olanak tanıyan bir sistem. Araç istenilen
hıza geldiğinde sürücü bir düğmeye basar ve sonra ayağını gazdan geçer.
Sürücü tekrar gaza ya da frene bastığında sistem devreden çıkar. |